Beş yıl önce İstanbul'da bir ajansta çalışıyordum. Bugün dedemden kalan on iki dekar bahçede elma ve nar yetiştiriyorum. Bu cümleyi okuyunca gözünüzde canlanan o gün batımlı, keten elbiseli köy hayatı videoları var ya; işte bu yazı onların anlatmadıklarına dair. Çünkü tarım bir kaçış değil, bir kuruluştur. Ve her kuruluş gibi sermaye, plan ve sabır ister.
İlk yıl: Romantizmin bittiği yer
İlk yılımda üç şeyi aynı anda öğrendim: Don vurduğunda ağlamanın çiçeği geri getirmediğini, "nasılsa satılır" diye ekilen ürünün tarlada kaldığını ve köyde en değerli bilginin kahvehanede değil, ilçe tarım müdürlüğünde olduğunu. İlk hasadımın geliri, masraflarımın yarısını bile karşılamadı. Beni ayakta tutan, şehirde çalışırken biriktirdiğim ve "iki yıl gelirsiz yaşarım" diye ayırdığım paraydı. Köye dönmeyi düşünen herkese ilk sorum bu yüzden hep aynı: İki yıl kazanmadan yaşayacak gücünüz var mı?
Öğrenmeyi meslek edinmek
Ziraat okumadım; eksiğimi biliyordum. İlk iki yıl haftamın bir gününü öğrenmeye ayırdım: il müdürlüğünün çiftçi eğitimleri, üniversitenin sertifika programları, YouTube'daki akademisyen anlatımları ve en kıymetlisi, köyün elli yıllık üreticilerinin sohbetleri. Genç olmanın avantajı burada başlıyor: Biz teknolojiye hızlı adapte oluyoruz. Toprak analizini uygulamadan takip ediyorum, sulamayı telefondan açıyorum, hasadı Instagram'dan pazarlıyorum. Dedemin bilgisiyle benim ekranım birleşince ortaya kârlı bir bahçe çıktı.
Köye dönmek geri gitmek değildir; bildiğiniz her şeyi yeni bir toprağa ekmektir.
Para nerede: Katma değerde
Üçüncü yılımda kritik kararı verdim: Ürünümü kasayla tüccara vermek yerine bir bölümünü işleyip doğrudan satmak. Nar ekşisi, kurutulmuş elma ve dondurulmuş nar tanesi… Sosyal medya hesabım üzerinden aldığım siparişler, aynı ürünün toptan fiyatının iki-üç katını getiriyor. Küçük üreticinin büyüklerle rekabet edebileceği tek alan bu: hikâyesi olan, izlenebilir, katma değerli ürün. Kooperatifleşen genç üreticiler bunu daha da büyütüyor.
Destekler ve gerçekler
Genç çiftçi hibeleri, faizsiz krediler, kırsal kalkınma destekleri gerçek ve işe yarıyor; benim soğuk hava deposunun yarısı hibeyle kuruldu. Ama şunu bilin: Destek, işleyen bir planın üzerine gelirse büyütür; planın kendisi olursa batırır. Önce küçük başlayın, ürününüzü satmayı öğrenin, sonra büyüyün.
Pişman mıyım? Dolu vurduğu akşamlar evet, hasat sabahları asla. Şehirde ürettiğim hiçbir şeyi elimle tutamıyordum; şimdi yetiştirdiğim elmayı bir çocuğun ısırdığını görüyorum. Köye dönüş hikâyelerinin filtresiz hâli bu: zor, riskli ve buna rağmen iyi ki.